1916 Berlin Olimpiyatları

Yapılamayan bir olimpiyatın öyküsü


Olimpiyat oyunları sadece spor tarihi için değil, siyasi tarih için de önemli. Oyunlara ev sahipliği yapan şehirlerin seçim sürecinin bile ne kadar politize olduğu biliniyor. Modern çağın 31’nci Olimpiyat oyunları Rio de Janeiro’da başlamışken, 120 yıllık modern olimpiyat oyunları tarihini biraz da bu açıdan kurcalamanın tam zamanı.

Rio Olimpiyatları’na “31’inci” deniyor olsa da,  olimpiyatlar 31 kez düzenlenebilmiş değil. Zincirin eksik halkalarından biri, hiç yapılamamış olan 6’ncı, yani 1916 Berlin Olimpiyat Oyunları.

Fransız tarihçi ve eğitimci Baron Pierre de Coubertin, 1896 yılında antik Yunan mirası Olimpiyat Oyunları’nı canlandırmaya karar verdiğinde; Alman spor otoriteleri onun bazı tercihlerinden rahatsız olmuştu. Onlara göre eskrim ve bisiklet gibi “Fransız”; tenis ve atletizm gibi “İngiliz” disiplinlerine geniş yer veren olimpiyat programı, Almanların üstün olduğu jimnastik dalını es geçmişti. Bu düpedüz siyasi bir tercihti.

Fransa’yla Britanya’nın yakınlaştığı, dünyanın dolu dizgin savaşa sürüklendiği bir dönemde, Almanya’nın hemen her şeyi kendisine karşı kurgulanmış bir Fransız-İngiliz oyunu olarak yorumlaması şaşırtıcı değildi.

Oysa Coubertin, olimpiyat oyunlarının uluslararası barışa hizmet etmesi gerektiğini savunuyordu. Bu yüzden hem Almanya’nın eleştirileri ışığında zamanla programı çeşitlendirdi, hem de Avrupa’daki gerilimin artık elle tutulur hale geldiği bir dönemde Uluslararası Olimpiyat Komitesi‘nden 1916 oyunlarının Berlin’de düzenlenmesine dair karar çıkarttı.

1912’de alınan bu karar üzerine Alman hükümeti akademisyen ve beden eğitimi uzmanı Carl Diem‘i oyunların organizasyonu için vazifelendirdi.

Ancak işler planlandığı gibi gitmedi. 1914’ün yaz aylarında uluslararası gerilim artık denetlenemez hale geldi ve Avrupa’nın büyük güçleri kozlarını savaş meydanında paylaşmaya karar verdiler. Dört yıl sürecek olan Birinci Dünya Savaşı başlamıştı.

Carl Diem Alman ordusu saflarında çarpışıp yaralanırken; Coubertin de askere yazılmak için Fransız ordusuna başvurdu. Ancak o sırada 51 yaşındaydı ve başvurusu reddedildi. Bunun üzerine Coubertin Fransız Dışişleri Bakanlığı‘nın basın dairesinde İngilizce tercümanı olarak gönüllü hizmet verdi; Fransa’nın savaş zamanındaki propaganda metinlerini kaleme aldı.

Coubertin, pek çok çağdaşı gibi, savaşın bu kadar uzun süreceğini tahmin etmemişti. Bu sebeple 1916 Berlin oyunlarının planlandığı gibi gerçekleştirileceğinden de şüphesi yoktu.

Hatta savaş başladıktan hemen sonra ABD ve Küba 1916 Olimpiyatları’na ev sahipliği yapmak için teklif götürmüş, onlara “oyunların gerçekleşmemesi için bir sebep göremiyorum,” diye karşılık vermişti.

1915 yılı ilerlerken, savaşın o kadar da çabuk sona ermeyeceği belli oldu. Pierre de Coubertin ilk olarak Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin Paris’te bulunan merkezini tarafsız ülke olduğu için İsviçre’nin Lausanne şehrine taşıdı. 1916 Olimpiyat Oyunları’nın başka bir yerde düzenlenmesi tekliflerine ise direndi; her ne kadar yapılamıyor olsa da, 6’ncı Olimpiyat Oyunları’nın Berlin adına kayıtlı kalmasını ve dört yıllık periyotlardan sapılmamasını sağladı. Bu nedenle savaş sonrası Anvers’te yapılan olimpiyatlar 1920 yılında düzenlendi ve 7’nci Olimpiyat Oyunları olarak kabul edildi.

Savaştan ağır darbe alarak çıkan Almanya 1920 Anvers ve 1924 Paris Olimpiyatları’na katılamadı ve ancak 1928 Amsterdam Olimpiyatları ile oyunlara dönebildi. Uluslararası Olimpiyat Komitesi ise, belki de Almanya’nın uluslararası sisteme yeniden kabulünü teşvik etmek için, 1931 yılında önemli bir karar verdi: 1916’yı düzenleyemeyen Berlin, 1936 Olimpiyatları’na ev sahipliği yapacaktı.

Bu karardan sadece iki yıl sonra iktidara Nazi Partisi‘nin geleceğini kim bilebilirdi?

Carl Diem bu kez 1936 Olimpiyatları’nın düzenlenmesi için kolları sıvadı. Bu görevi Naziler iktidara geldikten sonra da sürdürdü ve oyunları Nazi propagandasının bir aracı haline getirmek için de elinden geleni yaptı.

İşin ilginci, eğer İkinci Dünya Savaşı patlak vermemiş olsaydı, bir sonraki olimpiyat oyunlarını Almanya’nın müttefiki Japonya düzenleyecekti. Sonuç olarak 1940 Tokyo Olimpiyatları da tarihe yapılamamış olimpiyatlardan biri olarak geçti.

1944 Olimpiyat Oyunları da aynı şekilde, savaş bitmediği için düzenlenemedi ve sporcular 1948 Londra Oyunları’na kadar sabretmek zorunda kaldı. Tokyo ancak 1964’te olimpiyatları düzenleyebildi; Almanya ise oyunlara bir daha ev sahipliği yapabilmek için 1972 Münih’i beklemek zorunda kaldı.

Umalım ki Olimpiyat tarihi bu tür kesintilere bir daha uğramadan uluslararası barışa hizmet etmeye devam etsin.

Eğer İkinci Dünya Savaşı çıkmamış olsaydı, 1940 Olimpiyat Oyunları da Tokyo’da gerçekleştirilecekti

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s